SESSİZ ÇOCUKLARIN İĞNESİ : DOĞU TÜRKİSTAN – YUSUF İMAN YAZDI
Türk önce Türk’ü gözetmeli. Doğu Türkistan, tarihin tozlu sayfalarında destanlarının anlatıldığı bu topraklar günümüzde, gözyaşlarının toprağa karıştığı, özgürlüğün bir düş gibi sadece hayal edilebildiği dünyanın gözü önünde sessizce haykıran bir halkın umudu için verdiği savaşa döndü.
Bu toprakların insanları, tarih boyunca pek çok badire atlatmış, ancak hiçbir zaman bugünkü kadar sessiz ve çaresiz kalmamıştı. Doğu Türkistan’ın her köşesi, her taşın altı, her ağacın gölgesi bu sessiz çığlıklara tanık oldu. Bir zamanlar Türklerin en değerli duraklarından biri olan bu yer, şimdi demir parmaklıklar ardında, kırmızı görünmeyen zincirlerle bağlı.
Çin hükümetinin uyguladığı baskı politikaları, Uygur Türklerinin kimliklerini sindirmekle kalmıyor kültürel asimilasyon, dini özgürlüklerin kısıtlanması, zorunlu çalışma kampları ve kitlesel gözetim, bu kadim halkın günlük yaşamının bir parçası haline getiriliyor. Uygur Türklerinin tarihi ve kültürel mirası, adeta bir silgiyle silinmek isteniyor.
Bir tarafta modern dünyanın teknolojik ilerlemeleri, diğer yanda Doğu Türkistan’ın sokaklarında yankılanan acı dolu çığlıklar. İnsanlar, teknolojinin getirdiği gözetim sistemleriyle sürekli izleniyor, her adımları takip ediliyor. Yüz tanıma sistemleri, yapay zeka destekli izleme araçları, bu insanların hayatını hapishaneye çeviriyor.
Tarihi boyunca pek çok zulümle karşılaşmış olsa da, bugün yaşananlar belki de en karanlık zamanlardan biri. Dünya üzerinde sessiz çocuklara batırılan iğneleri gözetip kanatlarımız altına alırken kendi canlarımızı görmezden geliyoruz bu yanlış, politika ne olursa olsun doğru şeyler için kullanılabilir.
Unutmamalıyız Türk’ün tek dostu Türk’dür.

