AFLATOKSİN – YALÇIN ÖZKAN – GEMLİK MANŞET

Sevgili Gemlik Manşet okurları,

Sizleri sağlıklı ve kaliteli yaşam konusunda bilinçlendirme serimize, yine çok önemli olduğuna inandığımız ve farkına varmadan bolca tüketmek zorunda kaldığımız “ AFLATOKSİN”  ile devam ediyoruz.

Aflatoksin Nedir?

Son yıllarda yaşamımızı önemli derecede etkilediği için sıklıkla sözü edilen aflatoksin günlük yaşantımızda her yerde karşılaştığımız küflerden bazılarının ürettiği birçok zararlı ve ölümcül kimyasal maddeden birisidir. Zaten aflatoksin kelimesi de onu yapan küfün adından (Aspergillus flavus) ve zehir anlamına gelen “toksin” kelimesinden üretilmiştir. Gıda ve yem üzerinde gözle görünür küf bulunmaması aflatoksinlerin bulunmadığı anlamına gelmez. Bu nedenle gıda güvenirliği açısından önemli bir tehlike oluştururlar.
Ürünün tarladaki gelişimi, hasat edilmesi, depolanması veya son ürün aşamasında aflatoksin bulaşması görülebilir. Aflatoksinler özellikle antep fıstığı, yerfıstığı, badem, fındık gibi sert kabuklu ile kuru incir gibi kurutulmuş meyvelerde, buğday, arpa, pirinç gibi tahıllarda ve bakliyatlarda, mısırda, kırmızıbiber gibi birçok baharatlarda bulunur. Aflatoksin bulaşmış yem tüketen hayvanların sütlerinde ve bu sütlerden üretilen ürünlerde de aflatoksin bulunabilir. Gıdalardan aflatoksin herhangi bir işlem ile arındırılamaz. Yüksek sıcaklıklara (200-300 °C) dayanıklıdırlar ve gıdaların ısıtılması, pişirilmesi gibi işlemlerle kaybolmazlar.

Aflatoksinlerin İnsan Sağlığına Etkisi

Aflatoksinlerin oluşmaları bazı çevresel faktörlere bağlıdır. Coğrafi yerleşim, hasat, depolama ve/veya işleme süreleri gibi faktörler, aflatoksin oluşumuna etki ederler. Ürünlerin küf ve aflatoksinlere olan hassasiyeti de bulaşma miktarı üzerinde etkilidir. Aflatoksinler insanlarda akut nekroz, siroz ve karaciğer kanserine neden olurlar. Özellikle B1, kuvvetli bir kanserojendir ve etkisini karaciğerde gösterir. Aflatoksin seviyesinin yüksek olmasının pek çok zararlı etkileri bulunmakla birlikte, düşük olması da tehlikeyi azaltan bir faktör değildir. Tüketilen gıdalarla sıkça alınması durumunda karaciğerde birikerek benzer etkisini oluşturmaktadır. Aflatoksin etkileri iki türlüdür:

∙ Akut aflatoksikozis (aflatoksin zehirlenmesi): Orta derecenin üzerine aflatoksin alımıyla ortaya çıkar. Kanama, akut karacier hasarı, ödem, gıda sindirimi, emilim veya metabolizmada değişiklik ve ölüm gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.

Kronik aflatoksikozis: Düşük ve orta derecede aflatoksin alımıyla ortaya çıkar. Teşhisi zordur. Ortak belirtiler arasında gıdaların sindiriminde sıkıntı ve düşük büyüme hızı sayılabilir. Bu semptomlarla birlikte, bilinen aflatoksikozis belirtileri de görülebilir.

İnsan sağlığını bozan bu etkiyi, aflatoksinin gıda maddesi içerisindeki çok düşük miktarları yapabilmektedir. Ülkemizde gıda maddelerinde bulunmasına izin verilen 5 ppb düzeyi 1 milyarda 5’in ifadesidir. Yani 1 kilogramda 5 mikrogram, 1 ton da 5 miligram, 1.000 tonda 5 gramdır. Avrupa ülkelerinde izin verilen rakam ise 2 ppb dir.

Gıdaların Muhafazası ve Satışı Nasıl Olmalı?

Aflatoksin oluşturan küfler, hava ve toprakta her zaman bulunabildiklerinden, gıdalara bulaşmaları çok kolaydır. Zaten bir gıda maddesinde aflatoksin oluşmasının ilk şartı, gıda maddesine söz konusu küflerin bulaşmasıdır. Etkili diğer faktörler ise, gıdanın kendisinin ve bulunduğu ortamın, küflerin çoğalmasına olan uygunluğudur. Sıcak ve nemli ortamları seven küflerin ideal gelişim şartları 25-35C° sıcaklık ve %70’ten yüksek nispi nem oranıdır. Özellikle yeni hasat edilmiş ürünler, içlerinde barındırdıkları nem oranı ve hasat zamanındaki hava sıcaklıkları nedeniyle, küflerin çoğalması ve aflatoksin üretmeleri için ideal ortam oluştururlar.
Bu sebeple, ürünlerin hasat sonrası nemlerinin en kısa sürede uygun oranlara düşürülmesi, yani hızlı kurumaları sağlanmalıdır. Daha sonraki önlem ise, depolama ve satış alanlarında standart bir hava dolaşımının sağlanması ve ürünlerin depolama kurallarına uygun şekilde yerleştirilerek, nem almayacak ambalajlarda saklanarak hem küf-maya, hem de bakteriyel üremenin engellenmesidir.

Ancaaaakkk GEMLİK gibi yüksek nem ve rutubete sahip bölgelerde; market, pazar, aktar,  zahireci ve diğer satış noktalarında satılmakta olan ambalajsız ve açıkta sergilenen, satılan tüm ürünler aflatoksin gelişimi için çok uygun ortama sahiptirler. Bu nedenle bu yerlerden ASLA açıkta satılan ürünleri almayınız ve kullanmayınız. Açıkta satılan ve depolanan tüm baharatlar ve bitkiler, tüm kuruyemişler ve tüm bakliyatlar siz fark etmeden sağlığınız için çok ciddi risk oluşturmaktadır. Lütfen, bize bir şey olmaz demeyiniz ve kanser olmamak için  mümkün olduğu kadar kapalı ambalajlı ürünleri tercih ediniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir