Kaosun Fenomeni : Arda Güler
Türkiye, kaosu bir yaşam biçimine dönüştürmüş bir ülke. Şehirleşmeden futbola, trafikten gündelik hayata, her şey biraz düzensiz, biraz karmaşık, ama bir o kadar da özgün. Gençken bu karmaşa anlamsız gelir; düzeni, bir sistemin varlığını ararsınız. Ancak yıllar geçtikçe fark edersiniz ki bu kaos, yalnızca bir eksiklik değil, aynı zamanda ülkenin değiştiremeyeceği bir fıtratıdır. Ve bu fıtratın içinden, doğaçlama çözümlerle yoğrulmuş yaratıcılık doğar.
Bu toprakların futbolu da kaosun meyveleri ile dolu. Yusuf Şimşek, yürüyerek adam geçen bir estetik ustasıydı. Sergen Yalçın, potansiyelin bir insan bedeninde nasıl sınır tanımayacağını gösterdi. Aykut Kocaman’ın zarafeti, Oğuz Çetin’in oyun zekâsı… Tümü, Türk futbolunun kaotik düzeninde şekillenmiş, nadide eserlerdi. Hepsinde bir parça kaos, bir parça çözümcül yaratıcılık saklıydı. Ama Arda Güler… O, bu zinciri kıran, kaosun sınırlarını aşan bir fenomen.
Arda’yı diğerlerinden ayıran şey yalnızca yetenek değil; o, oyunu sanki dünyaya gelmeden önce biliyordu. Bir eğitimle, bir sistemle yoğrulmuş değil, doğuştan bir bilgelikle oynuyor. Arda Turan, Barcelona hayali için Simeone’nin disiplinini göğüslemek zorunda kaldı. Rüştü Reçber, 2002’deki efsanevi performansıyla ancak Avrupa kapılarını aralayabildi. Nuri Şahin, Mesut Özil ve Hamit Altıntop gibi isimler ise Alman altyapısının sağlam temellerinden güç aldı. Ama Arda Güler? O, hiçbir şeye ihtiyaç duymadı. Henüz 16 yaşında sahaya adım attığında, futbol dünyasına kendini tanıtmak için abartılı bir skor katkısına, bir şampiyonluğa ya da uzun süreler oynamaya bile gerek görmedi. Yettiği kadarıyla oradaydı. Ve bu, yetti.
Real Madrid forması, dünya futbolunda ulaşılamaz bir zirvedir. 113 bin lisanslı futbolcunun hayalini kurduğu o beyaz forma, Arda’nın üzerinde daha 18 yaşına varmadan yerini buldu. Ne Barcelona ne Liverpool ne de Inter… Real Madrid. O zirveye ulaşmak için hiçbir şeyi zorlamadı, hiçbir şeyden ödün vermedi. Deco’nun İstanbul’a kamp kurması, Barcelona futbol aklının onu istemesi ve Real Madrid’in onu alması… Bu cümlelerin içinde, milyonlarca futbolcunun hayali saklı. Ama Arda için bu, gerçeğin ta kendisi oldu.
Şimdi birileri mizah yapabilir, yedekliğine laf atabilir, ama Arda’nın hikayesi bunu aşacak kadar büyük. Yıllar sonra bile bu toprakların futbol hikâyeleri onun üzerinden anlatılacak. Çünkü normal ve adil olan da bu.
Yusuf İMAN

