Gençlerin paraları kime harcandı?

Temel yarışmaya katılır ve kazanır. Kendisine bir kitap hediye edilir. Kitabın adı da “düz mantık” Temel hediyeyi alırken sorar;

-Kitapta ne yazıyor?

-Okuyunca öğrenirsin…

-Nen onunla uğraşamam, anlat bakayım sen bana.

-Bak simdi; senin evinde akvaryum var mı mesela?

-Evet var…

-İçinde Balık var mı?

-Var…

-O zaman su da vardır…  Sanırım anlamadın, devam edeyim.

-Evli misin?

-Evliyim.

-Karın olduğuna göre de, homoseksüel değilsindir? Anladın mı?

Temel ‘’anladım’’ der ve çok etkilenir.

Kitabı alır koltuğunun altına eve doğru giderken Dursun’u görür…

Dursun sorar;

-Temel o ne?

-Mantık kitabi!

-Nasıl bir şey bu anlat bakayım…

-Sizin evde akvaryum var mı?

-Yok!

-O zaman sen i.nesin…

***    ***    ***

Bu fıkranın Kadri Güler ile alakası yok…

Onun kısmı, bundan sonra başlıyor…

Her dikkat çekmek istediğinde sataşma gibi bir huyu olan Körfez Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Kadri Güler, mahkeme kovuşturmasını da nasıl yaptıysa bize bağlamış… Dikkat çekmek istiyor, biraz dikkate alsanız adamın yazdıklarını, bunlarla uğraşmayacak da… Neyse… Mahkeme suç bulmadığı için, on binlerce TL’lik takvim baskısını helal etmenizi istiyor, ediyor musunuz?

***

Hakkımdaki söylemleri uzun süredir aynı… Eşimi Belediyede işe sokmuşum mesela…

Gazeteciliğin temeli istihbarat ve doğru bilgidir. Eğer gerçekten gazetecilik yapıyorsa,  Eşimin TYP’den girdiğini, TYP’nin İş-Kur programı olduğunu, program bitince işinin sona erdiğini bilir… Bilmiyorsa, gazetecinin en büyük kaynağı olan istihbarat ağı zayıftır, zayıfsa gazetecilik yetilerini yitirmiştir… Eğer istihbarat ağı sağlamda, bilerek Belediye diyorsa, art niyetlidir…

Babamın çalışmasını dert etmiş… Emekliliğini doldurana kadar çalışması gerekiyor. İşini eksik veya yanlış yaptığına dair duyum veya herhangi bir söylenti var mı?

Belki kendisi bilmez ama çalmak ile çalışmak arasında fark vardır.

Ben çalışan bir babanın evladı olmaktan gurur duyarım… Ama babam 2010 yılında 46 aylık asgari ücret tutarını Belediye veya yan kurumlarından şişirme faturalarla alsa, oğlu olarak utanır kendisini reddederdim…

Yine babam, bugün bile fiyatına ulaşılmayan fahiş fiyatla takvim bassa, zamanında dağıtmamış olsa, hukuk onu affetse de ben affetmem…

***

Devam edelim…

Yazıların büyük bölümünde ahlaki konulardan bahseden şahıs, 2010- 2012 tarihleri arasında Belediyespor’dan 26 Bin TL neden almış?

Gençlere hizmet vermek ve onları zararlı alışkanlıklardan uzak tutmak adına Belediye bünyesinde kurulan kulüp, Kadri Güler ve eşini genç olarak görmüş olabilir mi?

Bugün, Beşiktaş’ı yenen, büyük kulüplere oyuncu veren, Türkiye şampiyonları çıkaran Belediyespor, basın yayına yıl boyunca toplamda 1000 TL harcarken, Dönemin belediyesine yakınlığıyla bilinen şahsa, hem de yıllar önce 26 Bin TL ödeme yapması garip değil mi?

O meblağ ile kaç gence spor yaptırılırdı, varın siz hesap edin…

Sonra ahlaktan, dürüstlükten bahsedin… İnanan olursa…

Saygılarımla…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir