GENÇLİK MİTİ – Yusuf İman
Gençliğin DNAsı yeni nesil Türkiye’de yanlış anlaşılıyor. Gözlerin görebildiğinin aksine sınavlara girdikten sonra soruların çalındığını bir muhabirden dinlemek, mülakatlara girip reddedildiğinde babanın sana “Torpilsiz almazlar, sen kendini ne sanmıştın ki ?” kelimelerini duymak, son iki-üç senedir büyük çoğunluğun en büyük tutkusu futbolun göz göre göre çalındığını izlerken elimizde mutlu olmak için bu ülke bize ne bıraktı ?
Oysa ülkemiz eskiden genç nüfusu ile övünen bir ülkeydi. Yaşlanan Avrupa karşısında bu genç ve dinamik nesil fark yaratıcak ülkemizi ileriye taşıyacağı düşüncesi yaygındı. Çevremde ki genç arkadaşlarımın hepsinde yılgınlık olduğunu görüyorum, iyi eğitim almış ama kuryelik yapıyor, dil öğrenip yurt dışında yaşama hayalinin özlemini kuruyorlar. Bunu anlatırken yapmanın ne kadar zor olduğunu umutsuzca kelimelerle anlatmaktan geri durmuyor hiçbiri. Eğitimlerinin bu tür arayışlara imkan vermeyeceğini düşünen gençler ise bir an önce bir iş bulup çalışmayı amaç ediniyorlar.
Sadece insanlar değil ülkeler ve medeniyetler de yaşlanır yani geçen yıllara rağmen kendini yenileyebilmektir, aslında genç kalmak hayati bir ihtiyaçtır.
Büyüklerimiz aksine eksik bilgilerimize karşı bir inancımız artık kalmadı. Geçmişe dönüp bakmak, bir zamanlar hayallerle dolu olan yarınlar için birazcık cesaret verir insana. Ancak Türk genci, sayenizde çok ama çok erken yaşlandı.
– Yusuf İman


