Kaç Para Lan Bu Gazeteci?

Norm Ender yazmış, yıl 2011…

”Kapitalist beyinlerin, zekâsının bir sonucu bu,

Dengesiz terazi, düşman etti insanoğlunu.

Ve sistem öyledir ki bedeni, asgari çalıştırır,

Öküz de servetiyle görgüsüz, sidik yarıştırır.”

Bir bölümüne de eklemiş; ”Yazar mısın, Beyaz Saray’da orucunu bozanları?

Yazar mısın ki, sen yazar mısın?”

Sahiden, yazar mıyız?

***

MKS konusu öyle bir noktaya geldi ki, Gemlik’te yerel medyada bile saflar ayrıldı. Hastalık haline gelmiş bir kesimde, reklam vererek susturacağını sanan bakış açısı. MKS’de ÇED Raporunun duyurusunu yaparken görmezden geldiği Gemlik medyasını, açıklama yaparken kullanma gereği duydu. Hatırı sayılır reklam ücreti de ödediler.

Ardından sosyal medya üzerinden, gazeteci arkadaşlarımız birbirlerine gönderme yapmaya başladılar.

Geçim sıkıntısı, Gemlik’in yerel medyaya işi düşmedikçe destek vermeme alışkanlığı eklenince, reklam alan arkadaşları da yanlış anlamıyorum. Bugüne kadar hiç biri ile alakalı yorum yapmadım, yapmayacağım da. Çünkü bu konuda eleştirenlerin büyük kısmının yerel medyaya herhangi bir katkısı olmadığını da biliyorum.

*

Konu gazeteler veya gazeteciler değil. Başlıktaki soru, sadece bir kesimin bakış açısının tezahürü.

MKS’de çalışan, aynı zamanda bir siyasi partini yöneticisi olan isimle, yine MKS üzerine konuşuyorduk. ÇED Toplantısını az duyurduklarına değindim. O da yasaya uygun olduğunu söyledi. Yönetmelik ne diyorsa onu yapmışlar. Gemlik’te okuyucu sayısı bile olmayan Bursa’dan bir gazeteye ilan vermek, kanunen yeterliymiş. Ahlaklı ve helal boyutu, yasadan önde değilmiş sanırım.

Gemlik’e katkı da sağladıklarını söyledi. MKS denince gözümün önüne gelen paslı tankları gelse de, güzel ve nezih firmaymış. Hatta demokratik ve doğa dostuymuş. Öyle güzel anlattı ki, en son ”Allah bizim belamızı versin” demek geldi içimden de…

Hatta sigara içerek doğaya MKS’den çok zarar verdiğime bile inandım. Hafif uyku çökmüştü dinlerken, ondan ötürü muhtemelen.

***

Arkadaşın standart konuların dışında en büyük gafleti de; ”Reklam veririz biter” sözleriydi. MKS konusundaki basının tutumunun böyle geçeceğine inanıyordu.  ”Zamanlama manidar olur” desem de, ”Bu defa tamamına reklam veririz, sorun kalmaz” diye yineledi. Israrcıydı…

Şahsı tanıyorum. Hatta iyi tanıyorum. Muhtemelen yazıyı okuyanların da bir kısmı tanıyor. Tanıyor olmam, samimiyetim, yemiş içmişliğim, yani hiç bir etken, mesleğime yapılan hakaretin üzerinde değildir.

Ekmeğini yediğimiz, mücadele ettiğimiz ve çoğu zamanda zahmetini çektiğimiz, kutsal saydığımız mesleği küçümsemek, kimsenin haddi değildir. Hele Gemlik’in tepkisine rağmen, kararında ısrarcı olan firmanın çalışanının hiç değildir.

***

 

Not; ”Reklam vererek sustururuz” şeklindeki bakış açısı, şahsın kendi gafleti mi? Firmanın genel düşüncesi mi? Ciddi anlamda merak ediyorum…

 

Gemlik Manşet Gazetesi

Gemlik Manşet Gazetesi @2017

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir